Emekli Sandığı Kanunu
Kanun Numarası : 5434
Kabul Tarihi : 8/6/1949
Yayımlandığı R.Gazete Tarihi : 17/6/1949
Sayı: 7253
Yayımlandığı Düstur Tertip : 3 Cilt:
30 Sayfa: 1335
ONİKİNCİ KISIM
Emekli Aylığı Bağlanacak Haller
Madde 39-j (Ek: 13/11/1981-2559/3 md) Sakatlıkları sebebiyle ilgili mevzuat
uyarınca göreve alınanlardan en az 15 yıl fiili hizmeti bulunanların istekleri
üzerine;
ONBEŞİNCİ KISIM
Malullük
Madde 44 - Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan
arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini
yapamayacak duruma giren iştirakçilere (Malul) denir ve haklarında bu kanunun
malullüğe ait hükümleri uygulanır.
(Değişik: 18/9/1981-2525/1 md) Şu kadar ki, bunlar yazı ile istedikleri takdirde
haklarında bu Kanun hükümleri uygulanmaksızın malullüklerinin mani olmadığı
başka vazife veya sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmiş
sayılırlar. Bunların, istifa etmiş sayıldıktan sonra dahi, bu Kanun hükümlerinin
uygulanmasını istemek hakları mahfuzdur. Ancak, bu şekilde başka vazife veya
sınıflara nakledilenlerden, bu vazifeleri esnasında çeşitli nedenlerle özel
kanunlarına göre yeniden yükümlülük süresine tabi olanlar, bu yükümlülüklerini
tamamlamadıkça veya maluliyetlerinin yeni vazifelerine de mani olduğuna dair 50 nci
madde uyarınca yeniden rapor almadıkça bu haklarını kullanamazlar. Talim, manevra,
seferberlik veya harb dolayısıyla vazifeleriyle ilgileri kesilmeksizin silah altına
alınan iştirakçilerin adi veya vazife malullüklerinin asıl vazifelerini yapmaya mani
olmadığı hallerde haklarında malullük hükümleri uygulanmaz.
Madde 45-44'üncü maddede yazılı malullük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa
b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri
yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;
(1) Bu fıkrada yeralan %70 ve %95 oranları, 30/12/1987 tarih ve
306 sayılı KHK'nin 9'ncu maddesi ile sırasıyla %75 ve %1000 olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan (60) rakamı, 25/8/1999 tarih ve 4447
sayılı Kanunun 56/c maddesi ile (61) olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o işten doğmuş olursa
(Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla);
ç) Fabrika, atelye ve benzeri işlerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya
iş bittirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yi ne o işyerini mahiyetinden veya
çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;
Buna (Vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara da (Vazife malulü) denir.
Madde 46- 44 ncü maddede yazılı malullük, 45 inci maddede gösterilenler
dışında kalan sebep ve hallerden doğmuş olursa (Adi malullük) ve bunlara
uğrayanlara da (Adi malul) denir.
Madde 47- Vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlardan
hastalıkları kanunlarında tayin edilen müddetlerden fazla devam edenler,
hastalıklarının mahiyetlerine ve doğuş sebeplerine göre (Adi malul) veya (Vazife
malulü) sayılırlar.
Fiili hizmet müddetleri ne olursa olsun çeşitli hizmetler için bu müddetler en çok
(2) aydır. Kanunlarında yazılı müddetlerden evvel geçen hastalıkların en çok bir
yıl içinde nüksetmeleri halinde yukarıdaki hükümler eski ve yeni hastalık
müddetleri toplamına göre uygulanır. Tedavisi imkansız olduğu raporla belirtilen
hastalıklara uğrayan hastalıklarının mahiyet ve doğuş sebeplerine göre, yukarıki
müddetlerin bitimi beklenmeksizin rapor tarihinden itibaren(Adi malul) veya (Vazife
malulü) sayılır.
Madde 48- Vazife malullükleri:
a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan
b) Kanun, tüzük ve emir dışınad hareket etmiş olmaktan
c) Yasak fiilleri yapmaktan
ç) İntihara teşebbüsten
d) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar
yapmak maksadından, Doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında (Adi malullük)
hükümleri uygulanır.
Madde 49- Vazife malullükleri, doğdukları tarihlerden itibaren en çok bir yıl
içinde, iştirakçiler veya bunların ana, baba, karı, koca, çocuk, kardeş veya
kurumları tarafından yazı ile Sandığa bildirilir. Bildirilmediği takdirde bu
malullüklere uğrayanlar hakkında (Adi malullük) hükümleri uygulanır. Erler için bu
müddet bir buçuk yıldır. Bu müddetler hastalıklarının sebep ve mahiyetleri
dolayısıyla haklarında (Vazife malullüğü) hükümleri uygulanacaklar için 47 nci
maddede sözü geçen müddetlerin sonunda, hastalıklarının tedavisi imkansız olduğu
anlaşılanlar için buna ait olarak verilen raporlarında yazılı tarihlerden,
esirlik ve gaiplik hallerinde ise bu hallerin sona erdiği tarihlerden başlar.
Haklarında adi malullük muameleleri uygulananlar bu tarihten itibaren bir yıl içinde
malullüklerinin vazife malullüğü olduğunu yazı ile Sandığa bildirerek muamelenin
düzeltilmesini isteyebilir.
Madde 50- (Değişik: 3/3/1954 - 6311/11 Md.)
İştirakçilerin her çeşit malullükleri ve ihtisasa taallük eden hastalıklar
kuruluşu tam olan hastanelerin sıhhi heyetlerinin raporu ile belirtilir. Şu kadar ki,
bu hastanelerin bulunmadığı yerlerde bu raporlar en az üç hekimi bulunan mahalli
hastaneler tarafından da verilebilir. Bu kabil hastaneler de bulunmazsa iştirakçilerin
her çeşit malullükleri birisi malullüğün taallük ettiği ihtisası haiz olmak
üzere en az3 hekim tarafından birlikte verilecek raporlarla tespit edilir. Bu hekimlerin
ikisinin 12 nci maddenin 1 işaretli fıkrasında yazılı kurumların hekimleri olmaları
ve bunlardan birisinin varsa iştirakçinin (54 ve 61 nci maddelerde yazılı olanlar
hariç) bağlı bulunduğu kurumun hekimi olması şarttır. Bu hekimleri iştirakçinin
bağlı olduğu kurumlar gösterir. Hastanın bulunduğu yerde yukardaki fıkralarda
yazılı hastane veya aynı şartları haiz hekimler bulunmaz ve hastanın da en yakın
kuruluşu tam olan hastanenin bulunduğu yere gidecek durumda olmadığı idari tahrikatla
anlaşırsa bu takdirde 12 nci maddenin I işaretli fıkrasında yazılı kurumların
hekimi tarafından verilen rapor nazara alınır. Ancak, Sandık mahallinde hastayı
muayene ettirmek ve neticesine göre muamele yapmak hakkını muhafaza eder. Vazife
malullüklerinin harb veya iç tedip hareketlerinden doğması halinde bunların
doğuşlarına sebep olan hadiselerden sonra iştirakçilerin gönderildikleri askeri
hastanelerin raporları ile tesbit edilir.
Madde 51- Vazife malullüklerinin vazifeden doğmuş oldukları raporla
anlaşılamaması halinde bunların 45'inci maddedeki sebep ve şartlar altında doğduğu
ve 48'inci maddedeki hallerinde bulunmadığı tüzükte gösterilecek usul ve belgelere
göre belirtilir.
Madde 52- Vazife malullükleri (6) derecedir. Bu malullüklerin nevileriyle
dereceleri tüzükle belirtilir.
Tüzükde gösterilen dışında görülecek malullüklerin hangi dereceye girecekleri
sağlık kurulunca tayin olunur.
ONALTINCI KISIM
Adi Malullük Aylığı
Madde 53- (22/6/1956-6741/1 md.)
Adi Malullük aylığı, fiili hizmet müddeleri en az 10 yılı tamamlamış bulunan
iştirakçilerin fiili ve itibari hizmet müddetleri toplamına göre ve malullük
dolayısıyla vazifeden ayrıldıkları tarihteki keseneğe esas aylık veya ücretleri ve
15 nci maddenin (g) fıkrasında yazılı olanların tam aylık veya ücretleri tutarları
üzerinden aşağıda gösterilen nispetlerde bağlanır. Fiili ve itibari hizmet
müddetleri toplamındaki ay kesirleri tam ay sayılır.. Yıl kesirlerinin her ayı için
adi malullük aylığı bağlanmasına esas tutulan vazife aylık veya ücreti
tutarlarının %1'inin onikide biri adi malullük aylığına ayrıca eklenir.
Bağlanan aylıkların 560 kuruştan aşağı kesirleri 50 kuruşa, 50 kuruş ve daha
fazla kesirleri liraya çıkarılır. Asgari 5 sene emekliliğe esas bir hizmette bulunmak
şartiyle tedavisi gayrimümkün bir malullüyete düçar olup herhangi bir şekilde
kazanç ve başkasının yardımı olmaksızın idameyi hayat imkanı kalmayan adi
malullere, (Mezkur Kanunun 48 nci maddesinde yazılı hususlar nazari dikkate alınmak
suretiyle) 15 sene fiili hizmeti bulunan maluller gibi maaş tahsis olunur. Ancak, bu
maaşlar dul ve yetimlere intikal etmez.
DEĞİŞİKLİK
Madde 53 - (8/6/1949 tarih ve 5434 sayılı Kanun hükmüdür)
Adi malullük aylığı, fiili hizmet müddetleri en az (15) yılı tamamlamış bulunan
iştirakçilerin fiili ve itibari hizmet müddetleri toplamına göre malullük
dolayısıyla vazifeden ayrıldıkları tarihteki keseneğe esas aylık ve ücretleri ve
15 nci maddenin (g) fıkrasında yazılı olanların tam aylık veya ücretleri tutarları
üzerinden aşağıda gösterilen nisbetlerde bağlanır. Fiili ve itibari hizmet
müddetleri toplamındaki ay kesirleri tam ay sayılır. Yıl kesirlerinin her ayı için
adi malullük aylığı bağlanmasında esas tutulan vazife aylık veya ücreti
tutarının %1 inin 12'de biri adi malullük aylığına ayrıca eklenir.
Fiili ve İtibari Hizmet
Müddetleri Toplamı - Yıl |
Bağlanacak Adi Malullük
Aylığının - % nisbeti |
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50 veya daha fazlası |
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70 |
Bağlanan aylıkların elli kuruştan aşağı kesirleri elli kuruşa ve daha fazla
kesirleri liraya çıkarılır.
Madde 53- (26.6.1956 tarih ve 6741 sayılı Kanunla eklenen fıkra hükmüdür.)
Asgari beş sene emekliliğe esas bir hizmette bulunmak şartiyle tedavisi gayrimümkün
bir malulliyete duçar olup herhangi bir şekilde kazanç ve başkasının yardımı
olmaksızın idamei hayat imkanı kalmayan adi malullere; (Mezkur Kanunun 48 nci
maddesinde yazılı hususlar nazarı dikkate alınmak suretiyle) 15 sene fiili hizmeti
bulunan maluller gibi maaş tahsis olunur. Ancak, bu maaşlar dul ve yetimlere intikal
etmez.
Madde 54- 88 nci madde gereğince emekli kesenekleri geri verilmemiş olanlardan 60
yaşını doldurmadan evvel adi malul durumuna girenlere 53 ncü madde esaslarına göre
adi malullük aylığı bağlanır.
ONYEDİNCİ KISIM
Vazife Malullüğü Aylığı
Madde 55- Vazife malullüğü aylığı, vazife malullerinden fiili ve itibari
hizmet müddetleri toplamı:
a) (30) yıla kadar olanlara (30) yıl üzerinden;
b) (30) yıl ve daha yukarı olanlara fiili ve itibari hizmet müddetleri toplamı
üzerinden;
53 ncü maddeye göre hesaplanacak adi malullük aylıklarına malullük derecelerine
göre aşağıda yazılı nispetlerde ayrıca zam yapılmak suretiyle bağlanır.
Malulük Derecesi |
Zam Nispet |
1
2
3
4
5
6 |
% 60
% 50
% 40
% 30
% 20
% 10 |
Vazife malullüğü aylıkları, buna esas tutulan vazife aylık veya ücretleri
tutarlarının %90 ını geçemez. (Ek: 3/3/1954 - 6311/12 md.) Bağlanan aylıkların 50
kuruştan aşağı kesirleri 50 kuruşa, 50 kuruş ve daha fazla kesirleri liraya
çıkarılır. Şu kadar ki 53 ncü maddeye göre hesaplanacak kesir o madde gereğince
ayrıca nazara alınmaz.
Madde 65- Harb malullerine aşağıda yazılı yardımlar yapılır:
a) Eksilen vücut organları, son usullere göre yapılması mümkün sunileriyle
tamamlattırılır ve gerekirse tamir ettirilir veya yenisi yaptırılır.
b) Yurt içinde tedavileri mümkün olmadığı sağlık kurulunca tasdik olunacak raporla
anlaşılanlar, yurt dışında parasız tedavi ettirilir.
c) Kurumlarla yabancı ortaklıkların işlettikleri tarifeli her çeşit vasıtalarla
yapacakları yolculuklarında askerlik şubelerinden tasdikli ve fotoğraflı hüviyet
cüzdanına istinaden muvazzaf ordu mensupları gibi ücret alınır ve bilet ve yer
temininde tercih edilirler.
ç) Yaşamak için gerekli hareketleri kendi kendine yapmaktan aciz oldukları sağlık
kurulunca tasdikli raporla anlaşılacak ve kimsesizlikleri 108 nci maddeye göre
belirtilecek olanlar Sandıkça, kurulacak (Harb Malulleri Yurdu)nda parasız
barındırılır ve tedavileri yaptırılır. Yedirilmeleri için harcanacak paralar,
bunların aylık ve harb malullüğü zamanında kesilir.
d) Çocuklarından biri okulunu bitirmiş veya bütünlemeye kalmaksızın bulunduğu
sınıfa yükselmiş bulunmak şartıyla ve her yıl adedi yüzü geçmemek üzere Devlete
ait yatılı orta öğrenim okul ve müesseselerinde parasız okutturulur.
Savaşta ölenlerin çocukları da nazara alınır. (Değişik: 7/(1986-3284/9 md) Şu
kadar ki, talip olanlar (100)'ü geçtiği takdirde Sandık Yönetim Kurulunca bu sayı
yıllık bütçe imkanlarına göre artırılabilir.
e) (Değişik: 7/5/1986-3284/9 md.) Ayakta veya meskende tedavileri halinde kullanılacak
ilaç ve sağlık malzemesi hakkında, bu kanuna 1425 sayılı Kanunla eklenen değişik
Geçici 7 nci madde hükümleri uygulanır.
f) (ç) fıkrası dışında kalanlar, müracaat edecekleri genel ve katma bütçeli
dairelerle belediyelerin hastanelerinde parasız muayene ve tedavi edilirler.
(a), (b), (ç) fıkralarında yazılı yardımlar için Sandıkça harcanacak paralar her
yıl sonunda faturası karşılığında Hazineden alınır. (2) (1) Sözü edilen Geçici
7'nci madde, teselsülü sağlamak için Geçici 139 olarak numaralandırılmıştır. (2)
Sandıkça harcanacak paraların Hazineden alınması, 8/7/1971 tarih ve 1425 sayılı
kanunla 5434 sayılı Kanuna eklenen ve teselsülü sağlamak için numarası
"Geçici madde 141" olarak değiştirilen geçici madde 9 ile
kaldırılmıştır.
Madde 72- (Değişik: 7/5/1986 - 3284/10 md.)
Ölen iştirakçilerin, iştirakçi bulunmayan dul ve muhtaç anaları ile iştirakçi
olmayan ve ölüm tarihinde muhtaç ve (65) yaşını doldurmuş bulunan babalarına
Sandığa müracaat tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır. Muhtaç
babalardan çalışarak geçimini sağlayamayacak derecede malul olanlar için yaş
kaydı aranmaz. Muhtaç olması sebebiyle aylık bağlanan babanın ölümünde aylığı,
muhtaç olması şartı ile Sandığa müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren
öz anaya bağlanır. (Değişik:24/11/1994 - 4049/6 md) Bu kanunun 64 ncü maddesinin (a,
b, c, ç, d ve e) fıkralarında açıklanan durumlardan dolayı veya 3/11/1980 tarih ve
2330 sayılı Kanun ile bu Kanuna ek 2566 sayılı Kanun kapsamında mütalaa edilen
görevler nedeniyle geride dul ve yetim bırakmadan hayatlarını kaybetmiş bulunan
iştirakçilerle bunlardan aylık almakta iken ölenlerin baba ve analarına muhtaç olup
olmadıklarına bakılmaksızın ölüm tarihini takip eden ay başından itibaren aylık
bağlanır. Babaya bağlanan aylık ana ve babaya eşit olarak paylaştırılarak ödenir,
3/11/1980 tarih ve 2330 sayılı Kanun ile bu kanuna ek 2566 sayılı Kanun kapsamında
mütalaa edilen görevler nedeniyle bağlanan aylıklar Bakanlar Kurulu Kararı ile iki
katına kadar çıkartılabilir. Bu halde sosyal güvenlik kurumlarınca bağlanan aylık
ile eklenen aylık arasındaki fark Hazineden tahsil edilir.
AÇIKLAMALAR
(1) Oğlunun ölüm tarihinde boşanmış ana ve babanın her birine ayrı ayrı
bağlanacaktır.
(2) Ana ve babaya aylık bağlanması için yapılan müracaatlarda, ölenin kurumunca
T.C. Emekli Sandığına geç gönderilen belgelerin tarihlerinin aynı olması halinde
aylık başlangıcına belgelerdeki tarih esas alınacaktır.
(3) Ölenin karısının aylık bağlanması için yaptığı müracaatta, ölenin
anasına da aylık bağlanmasını istemesi halinde bu müracaat ananın müracaatı
olarak kabul edilip, anaya aylık bağlanacaktır.
(4) Evlat edinene evlatlıktan aylık bağlanmayacaktır.
DEĞİŞİKLİK
(*) Madde 72 fıkra bir - (3166 S.K.ile değişik 8/6/1949 tarih ve 434 sayılı
Kanunun hükmüdür.)
Ölen iştirakçilerin dul ve muhtaç anaları ile iştirakçi olmayan ve ölüm tarihinde
muhtaç ve (65) yaşını doldurmuş bulunan koca ve babalarına, ölüm tarihinden
itibaren en çok bir yıl içinde yazı ile Sandığa müracaat etmeleri şartıyla
müracaattarihini takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır. Muhtaç koca ve
babalardan geçimini sağlamayacak derecede malul olanlar için yaş kaydı aranmaz.
Madde 72 fıkra bir - (3284 S.K. ile değişik 14/3/195 tarih ve 3166 sayılı
Kanunun hükmüdür.)
Ölen iştirakçilerin dul ve muhtaç anaları ile iştirakçi olmayan ve ölüm tarihinde
muhtaç ve (65) yaşını doldurmuş bulunan babalarına ölüm tarihinden itibaren en
çok bir yıl içinde yazı ile müracaat etmeleri şartıyla müracaat tarihini takip
eden ay başından itibaren aylık bağlanır. Muhtaç babalardan geçimini
sağlayamayacak derecede malul olanlar için yaş kaydı aranmaz.
Fıkra iki- (8/6/1949 tarih ve 5434 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Muhtaç olması hesabıyla aylık bağlanan babanın ölümünde bunun aylığı muhtaç
olması şartıyla öz anaya bağlanır.
Ek fıkra (25/7/1967 tarih ve 919 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Şu kadar ki, ölüm tarihinde, evli bulunmaları dolayısıyla aylık bağlanmamış ve
sonradan dul kalmış veya boşanmış muhtaç analar ile 65 yaşını doldurmamış malul
ve muhtaç bulunmayan babaların, 65 yaşını doldurmaları veya malul duruma girmeleri
halinde muhtaç bulunmaları şartıyla Sandığa yazılı müracaatlarını takip eden ay
başından itibaren aylık bağlanır ve gerekirse 68.maddeye göre düzeltme yapılır.
Madde 72 fıkra dört - (3997 S.K. ile değişik 7/5/1986 - 3284 S.K. hükmüdür.)
Bu Kanunun 64 ncü maddesinin (a, b, c, ç, d ve e) fıkralarında açıklanan durumlardan
dolayı veya 3/11/1980 tarih ve 2330 sayılı Kanun ile bu kanuna ek 2576 sayılı Kanun
kapsamında mütalaa edilen görevler nedeniyle geride dul ve yetim bırakmadan
hayatlarını kaybetmiş bulunan iştirakçilerin baba veya analarına, ölüm tarihini
takip eden ay başından geçerli olarak aylık bağlanır.
Madde 72 fıkra dört - (4049 S.K. ile değişik 8.6.1994 - 3997 S.K. hükmüdür.)
Bu Kanunun 64 ncü maddesinin (a, b, c, ç, d ve e) fıkralarında açıklanan durumlardan
dolayı veya 3/11/1980 tarih ve 2330 sayılı Kanun ile bu kanuna ek 2576 sayılı Kanun
kapsamında mütalaa edilen görevler nedeniyle hayatlarını kaybetmiş bulunan
iştirakçilerin baba veya analarına, ölüm tarihini takip eden ay başından geçerli
olarak aylık bağlanır. Babaya bağlanan aylık diğer dul ve yetimlerin bulunması
halinde dahil ana ve babaya eşit olarak paylaştırılarak ödenir. 3/11/1980 tarih ve
2330 sayılı Kanun ile bu kanuna ek 2566 sayılı Kanun kapsamında mütalaa edilen
görevler nedeniyle bağlanan aylıklar Bakanlar Kurulu Kararı ile iki katına kadar
çıkartılabilir. Bu halde sosyal güvenlik kurumlarınca bağlanan aylık ile ödenen
aylık arasındaki fark hazineden tahsil edilir.
Geçici Madde 139 - (8/5/1991 tarih ve 3715 sayılı Kanunun 3 ncü maddesi ile
değişik 1 nci fıkra)
Aşağıda sayılanlar, Kanunla düzenlenecek genel sağlık sigortası kapsamına
alınacakları tarihe kadar, hastalanmaları halinde, resmi sağlık kurumları ile kamuya
yararlı dernek ve vregiden muaf vakıflara ait sağlık kuruluşlarında tüzükle
belirlenecek usul ve esaslara göre muayene ve tedavi ettirilirler.
a) Emekli, Adi Malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlar.
b) (a) bendinde sayılanların 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen ve
kanunen bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri.
c) Dul ve yetim aylığı alanlar (Yetim aylığı alan babanın sağ olması nedeniyle
yetim aylığı bağlanamayan öz ana dahil)
Muayene ve tedavi ilgililerin:
A) Hekime muayene ettirilmesi hekimin gösterileceği lüzum üzerine, teşhis için
gereken klinik ve laboratuvar muayenelerinin yaptırılması.
B) Gerekirse sağlık müessesesine yatırılması,
C) Tedavi süresince gerekli ilaç ve iyileştirme vasıtalarının sağlanması.
Hallerini kapsar.
(Değişik: 30/12/1982 - 2771/7 md.) Muayene ve tedavi masrafları Sandık
tarafından karşılanmakla birlikte ayakta veya meskende tedavi halinde kullanılacak
ilaç bedellerinin %10'u birinci fıkrada sayılan aylık sahipleri tarafından ödenir.
Ancak, resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenen ve tüberküloz, kanser, kronik böbrek
akıl hastalıkları, organ nakli ve benzeri uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren
hastalıkların ayakta veya meskende tedavileri sırasında kullanılmasına lüzum
gösterilen ilaçlardan, hayati önem haiz oldukları Sağlık ve Sosyal Yardım
Bakanlığınca tespit edilecek olanların bedellerinin tamamı Sandık tarafından
ödenir. Muayene ve tedavilerin usul, şekil ve şartları ile bu hususta ilgili kurumlara
ve Sandığın ödeme ve tahsilat işlerini yapan bankalara verilecek görevler ve
bunlarla ilgili esaslar Sağlık ve sosyal Yardım Bakanlığının mütalaası alınmak
suretiyle Maliye Bakanlığınca hazırlanacak tüzükle tespit olunur. Bu tüzük,
kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde hazırlanır.
(Ek: 7/5/1986 - 3284/20 md) 15/6/1978 tarih ve 2150 sayılı Kanun hükümlerine
göre Vatani Hizmet Tertibinden aylık bağlanmış olanların yalnız kendileri
yukarıdaki hükümlerden faydalandırılırlar. (8/5/1991 tarih ve 3715 sayılı Kanunla
eklenen fıkra)
Özel kanunları gereğince sağlık yardımından faydalananlar (isteğe bağlı olarak
sağlık sigortasından yararlananlar hariç) bu madde hükmünden yararlanamazlar. Ancak,
sandıktan dul ve yetim aylığı almakta iken sonradan diğer sosyal güvenlik
kurumlarınca dul veya yetim aylığı bağlanması nedeniyle sağlık yardımına da hak
kazananlar, bu haklarından vazgeçmeleri halinde bu madde hükmünden yararlanmaya devam
ederler.
Ek Geçici Madde 22- (22/9/1982 - 2889/1 md ile gelen Ek Geçici Madde hükmü olup
madde numarası teselsül ettirilmiştir.)
Sakat olup sakatlarla ilgili mevzuattan yararlanmaksızın ve 25/8/1971 tarihli ve 1475
sayılı İş Kanununun 25 nci maddesine göre tescili yapılmaksızın T.C. Emekli
Sandığına tabi görevlere giren ve bedensel ve zihinsel yeteneklerindeki eksiklik
nedeniyle çalışma güçlerini en az %40 oranında yitirdiği sağlık kurulu raporu ile
belgelenen ve 15 yıl ve daha fazla fiili hizmeti olanlar da 5434 sayılı T.C. Emekli
Sandığı Kanununun 39 ncu maddesine, 13/11/1981 tarih ve 2559 sayılı Kanunla eklenen
(j) fıkrası hükmünden yararlanırlar.
|