Birleşmiş Milletler Sakat Hakları
Bildirisi
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin devamında
yeralan 9 Aralık 1975 tarihli Sakat Hakları Bildirisi, sakat kişilerin topluma üretken
bireyler olarak katılmaları konusunda olduğu kadar, toplumun sakatlara karşı
yükümlülüklerini de saptamaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 13 maddeden
oluşan 3447 nolu bu bildirisi şöyle:
1. Kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri,
(bedensel ya da sonradan olma) herhangi bir noksanlık sonucu yapamayanlara sakat denir.
2. Sakat kişiler, bu beyannamede ileri sürülen haklardan yararlanacaklardır. Bu
haklar, sakat kişinin ya da ailesinin sahip olduğu ırk, renk, cinsiyet, dil, din,
siyasal veya diğer fikirler, milliyet ya da sosyal köken, varlık ve doğum gibi
konularda hiç bir ayrıcalık gözetilmeden dünyadaki bütün sakat kişilere
tanınmıştır.
3. Sakat kişinin onuruna saygı gösterilmesi, en doğal hakkıdır. Sakat kişilerin
sakatlık veya noksanlıklarının nedeni, durumu ve ciddiyeti ne olursa olsun, aynı
yaştaki sakat olmayan arkadaşlarının sahip oldukları düzgün yaşam koşullarına
sahip olmak haklarıdır.
4. Sakat kişiler aynı medeni ve siyasi haklara sahiptirler. "Akıl Hastalarının
Hakları Bildirisi"nin 7.maddesinde bu hakların sınırlandırılması ya da
kaldırılması ile ilgili hükümler ayrıca belirtilmiştir.
5. Sakat kişilerin kendi kendilerine yeterli olmalarını sağlayan önlemler
alınmalıdır.
6. Sakat kişiler, tıbbi, psikolojik ve fonksiyonel tedavi hakkına sahiptirler, protez,
ortopedik uygulamalar, tıbbi ve sosyal rehabilitasyon çalışmaları, eğitim ve mesleki
eğitim, staj ve rehabilitasyon, yardım, dayanışma, plasman hizmetleri, sakat
kişilerin becerilerini hızlandıracak diğer bütün faaliyetler bu maddenin kapsamına
dahildir.
7. Sakat kişiler ekonomik ve sosyal haklara, düzgün hayat standardı hakkına
sahiptirler. Ayrıca yeteneklerine göre bir iş sağlamak, yararlı, verimli ve karlı
bir işe girişmek veya bir ticaret birliğine üye olmak gibi haklara sahiptirler.
8. Ekonomik ve sosyal planlamaların bütün evrelerinde sakatlar, özel ihtiyaçlarını
daimi düşünülmesi ve gerçekleştirilmesi gereken kişiler olarak nitelendirilmelidir.
9. Sakat kişiler aileleriyle veya evlat edinen kişilerle birlikte yaşama ve her türlü
sosyal, yaratıcı ve eğlendirici faaliyete katılma hakkına sahiptirler. Hiç bir sakat
kişi, ikamet ettiği çevre itibariyle, durumu veya gelişmesi için gerekli isteklerinde
başka bir ayrıcalığa tabi tutulmaz. Eğer bir sakatın muhakkak bir müessesede veya
çevrede kalması gerekiyorsa, o zaman bu çevrenin mümkün olduğu kadar yakın olması
gerekir.
10. Sakat kişiler her türlü istismarda, ayırımcı, kötüye kullanılabilir ve
haysiyet kırıcı yasa ve davranışlardan korunmalıdır.
11. Sakat kişiler, gerektiğinde varlıklarının ya da mallarının korunması için
yeterli yasal yardım sağlamaya muktedir olabilmelidirler. Eğer adli durum kendi
aleyhlerine gelişirse o zaman bu kişinin beden ve zeka durumunu tam olarak dikkate
alınmalıdır.
12. Sakat kişiler haklarıyal ilgili her konuda, her zaman kendilerine ait kuruluşlarla
istişarede bulunabilmelidir.
13. Bu beyannamede yazılı haklar, mümkün olan her türlü vasıta ile sakat kişilere
ve ailelerine tam olarak duyurulmalıdır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 20
Kasım 1959'da kabul ettiği Çocuk Hakları Bildirisi'nin 5.maddesinde şöyle
denilmektedir: "Bedenen, zihnen ve sosyal özürlü olan çocuklara, durumlarını
gereğine uygun özel muamele yapılmalı, özel eğitim ve bakım sağlanmalıdır."
|